derya's profileDeryaPhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    July 11

    ERKEKLER AĞLAMAZ...

    ERKEKLER AĞLAMAZ…
    Erkekler ağlamaz derler. Yalan hem de kocaman bir yalan. Ağlamayı bilmeyen
    göz olur mu hiç? Gözlerden, billur gibi gözyaşı dökmeyince,zehir içinde
    kalır insanın. Yağmurlu ve rutubetli bu yaz akşamında evimin penceresin den
    sokağı seyrediyorum. İpil,ipil çiseyen yağmurla birlikte sokakları külrengi
    bir duman bürüyor ve bu dumanla birlikte akşamın karanlığı çöküyor odama.
    Islak ateş böcekleri gibi parlayan sokak lambalarının ışığı altında  yağan
    yağmurdan iliklerine kadar ıslanmış çıplak ayaklı yırtık fanilalı çocuklar
    minicik elleriyle çöpleri karıştırıyorlar. Belki  karınlarını doyurmak için
    bir parça kuru ekmek arıyor. Bekli de çöpten çıkacak birkaç bira şişelerini
    satıp hasta annelerine ilaç parası yapacaklardır kim bilir. Oysa karınları
    tok annelerinin anlattığı masallarla sıcak yataklarında mışıl,mışıl uyuyan
    çocuklar geçi yor gözümün önünden. Ağlamamak için yutkunuyorum,bedenim
    kasılıyor ama hislerime yenik düşüyorum,göz yaşlarım dinlemiyor beni
    tutamıyorum kendimi Tuzlu sular hücum ediyor yanaklarımdan aşağı.
    Hıçkırıklara boğuluyorum, içimi çeke,çeke ağlıyorum. Ağlamayıp ta ne
    yapacaktım. Görenler ne der diye göz yaşlarımı yüreğime mi akıtacaktım
    sanki. Oysa ağlamanın verdiği rahatlık içinde göz yaşlarımı silerken ruhum
    ferahlıyor,kasılan bedenim gevşiyor bir oh çekiyorum. Doya,doya ağlamanın
    erkeklikle asla alakası olmadığını düşünüyorum. İnsan olduğum için yaratanın
    yarattığını sevdiğim için ağlıyorum. Bu gamlı ve yağmurlu gecenin karalığı
    içinde sokağa çıkıyorum saclarımı ıslatan yağmur damlaları ruhumun
    derinliklerinden ılık,ılık akıp gelen göz yaşlarıma karışıyor silmeye mendil
    yetiştiremiyorum ırmak olup akıyor dudaklarıma. Bırakıyorum kendimi göz
    yaşlarımın seline. Yağmurun sesini hıçkırıklarım susturuyor,haykırışlarım
    bölüyor gecenin karanlığını. Ağlayan gözlerimi,titreyen ellerimi,acıyan
    yüreğimi sokak lambalarından başka gören olmuyor. Neden ağlıyorsun diye
    soran olmuyor oysa insan olduğum için,duygularımın sesini dinlediğim
    için,vicdan taşıdığım için ağlıyorum. Göz yaşlarımla yıkanan ruhum rüya
    aydınlığı içinde ufukta beliren güneşin ihtişamına bırakıveriyor kendini..
    Gülen gözlerinizin ağlamaması dileğiyle

    NEYLEYİM..

    NEYLEYİM…

    Neyleyim..
    Gül renginde doğan güneşi,
    Sabah teninin kokusuyla uyanmıyorsam.
    Göremiyorsam gökyüzünü aydınlatan gözlerini,
    Tutamıyorsam ellerini, ellerimde..
    Neyleyim
    Mehtaplı geceleri,
    Düşlerim seninle dolu değilse..
    Ay’ı yıldızları verseler de neye yarar,
    Gece kollarında uyumuyorsam…
    Neyleyim,
    Kokunu getirmeyen yelleri,
    Dudaklarını öpüp gelmiyorsa
    Saçlarını okşayıp dağıtmıyorsa,
    Rüzgarlara güzelliğini anlatamıyorsam..
    Neyleyim,
    Baş ucuma bıraktığın beyaz gülleri,
    Yastığıma kokusu sinmiyorsa.
    Bir çift kumru olamıyorsak seninle,
    Ihlamur çiçekleri arasında
    Şarkılarımızı söyleyemiyorsak bulutlara,
    Neyleyim böyle sevdayı….

    ELLERİMİ TUTAMAZMISIN?

    ELLERİMİ TUTAMAZ MISIN?..

    Sen varken bu sokağın akşamları böyle kasvetli değildi,
    Ellerin bulutlar kadar uzakta şimdi,uzanıp ellerini tutamıyorum..
    Ellerim ateşler içinde avuçlarım terliyor
    Bu akşam ellerini kınalayıp titreyen ellerimi tutamaz mısın?…
    Sessiz nağmeler içinde büyüyor özlemlerim
    Durup dururken gözlerim gözlerini özlüyor.
    Hasret yüklü gözlerimin buğusu kurumuyor,
    Bu akşam gözlerini sürmeleyip gözlerimin içine bakamaz mısın?..
    Sen varken bu sokağın geceleri böyle karanlık değildi,
    Gözlerin yıldızlar kadar uzakta şimdi,bakınıp ta  gözlerini göremiyorum,
    Ilgıt,ılgıt karanlıklar çörekleniyor yüreğime,
    Git, gide büyüyor içimdeki yalnızlık,
    Bir ölüm sessizliği içinde kaybolup gidiyor çığlıklarım..
    Bu gece beyazları giyip de rüyalarıma giremez misin?..
    Sen varken bu sokağın yağmurları böyle hüzünlü yağmazdı,
    Fırtınalar uğultular içinde esmezdi deli,deli,
    Yağmur damlalarında eriyip gidiyor umutlarım.
    Bu gece yağmurlara karışıp ta avuçlarıma yağamaz mısın?...
    June 06

    DÜN GECE

    DÜN GECE
    Dün gece seni düşündüm kollarının arasında beni saran gecenin büyülü örtüsü
    altında oturarak buğulu gözlerimin nemi yastığımı ıslattı dayanılmaz acılar
    içinde sensizliğe ağladım göz kapaklarım bilmedi ağladığımı  sabahı olmayan
    karanlık gecemin avuntusu olur umuduyla ıslak yastığımda saç telini aradım
    nafile ne yastığımda saç telin ne yatağımda sıcaklığın ne kokun kalmış
    üzerimde menekşe dallarında kaldı umutlarım Şimdi yoksun uzaktasın yokluğunu
    getiren akşamlara karşı sabahlar gibi dumanlı ve nemli gözlerimle yetim bir
    çocuğun kimsesizliğince kahır dolu göğsümü çeke,çeke ağladım bakışlarımın
    esiri gözlerim,bilinmez bir yokluğa büründü üşüdüm bedenim titredi üşüdüğümü
    ellerim bilmedi oysa sensizken bedenim! Sıcaklığını aradı. Seni özlemeleri
    de en az seni sevdiğim kadar sevdim. Senli hülyalara dalıp seni düşündüm
    sana kavuşmaların vereceği hazzı düşündükçe acıtmaz oldu özlemlerin  sancısı
    kalbimi!Uzak veya yakın sen ol yeter ki!Gece boyu bu sessiz ve sensiz
    ağlamalarım  hiç bitmedi.Öyle anlar oldu ki umutlarımın tükendiği,ağlamaktan
    gözlerimin şiştiği,göz bebeklerimin büyüdüğü,nefesimin tükendiği,ruhumun
    çıkmazlara girdiği.Sabahı olmayan karanlık gecemin yegane avuntusu gördüğüm
    en güzel rüya senin olduğun,senli hülyalara dalıp seni düşünmek gördüğüm en
    güzel dünya senin gözlerin ve kurduğum en güzel hayal sen oldun. Gözlerim
    karanlıkta konakladı gece boyu hiç yorulmadılar,hiç kapanmadılar bir an bile
    başka bir noktaya başka bir nesneye takılmadılar içim yanıyordu gözlerimden
    alevler akıyordu Alevler ıslaktı tuzluydu kurumuş dudağıma ıslak tuzlarını
    döktüler ağladığımı dudaklarım duymadı.
    Gölgeler uzadı sabaha karşı bir tarafta ezan sesi bir tarafta figan yeter
    bunca ıstırap doğan güneşle var düş avuçlarıma ısıt üşüyen ellerimi,kurut
    nemli gözlerimi,titreyen yüreğime umut ol karanlıklarım olmasın artık çekme
    ışığını üstümden,yaban gülleri açmasın çalılıklarımda....................
    May 11

    deniz kızları ve düşleri

    Deniz kızları,Düşler ve Dualar

    Adamın biri, her mehtaplı gecede alır başını deniz kıyısına gidermiş. Dönüşünde sorarlarmış :
    - Ne gördün?
    - Dünya güzeli deniz kızları gördüm, altın saçlarını gümüş taraklarla tarıyorlardı, dermiş hep.
    Bir gece yine tek başına deniz kıyısına vardığında, gerçekten dünya güzeli deniz kızları görmüş, altın saçlarını gümüş taraklarla tarıyorlarmış. Döndüğünde yine sormuşlar :
    - Ne gördün?
    - Hiç demiş. Hiç bir şey...


    Oscar Wilde'ın yukarıdaki harika öyküsünü ilk okuduğumda ortaokuldaydım ve ne demek istediğini anlamamıştım. Daha sonra unutmuşum.

    Yıllar sonra rastladığım Haldun Taner'in bir sözü bana öyküyü hem hatırlattı hem de ne demek istediğini çok
    çarpıcı bir şekilde gösterdi. Şöyleydi söz :

    "Bir hayalin gerçek olması kadar hayal kırıcı bir şey yoktur."

    Daha sonraları ise bu tema pek çok edebi eserde karşıma çıktı. Örneğin Simyacı'da. Hâlâ okumamış olan var mı bilmiyorum ama hatırlarsanız orada bütün yaşamı boyunca tek hayali para biriktirip Mekke'ye hacca gitmek olan bir dükkan sahibi vardı.  Adam artık gerekli parayı fazlasıyla biriktirmiş olduğu halde bir türlü gitmiyordu. Bu hayalin kendisini yaşama bağlayan çok önemli bağ olduğunu düşünüyor ve onun gerçekleşmesi halinde bu önemli bağı yitireceğinden korkuyordu. Haklıydı aslında.

    Düşünüyorum da hepimizin böyle hayalleri var mutluluğumuzu bağladığımız, gerçekleşene kadar yaşamı sanki
    ertelediğimiz. Acaba hiç düşünüyor muyuz bu istediğimiz her neyse,  gerçekleştiğinde iyi mi olacak. Bir düşünürün hep aklımda tuttuğum bir sözü vardır :

    "Bütün dualarımı kabul etmediği için Allaha şükrediyorum"

    Belki de daha az üzülmeliyiz gerçekleşmeyen hayallerimiz için. Belki de aslında sevinmemiz, mutlu olmamız gereken bir şey için gözyaşları döküyoruzdur. Belki de olaylara bir de bu açıdan bakmayı artık öğrenmeliyiz

    Sadece hakkınızda hayırlı olan hayallerinizin gerçekleşmesi dileğiyle..
    May 10

    aşka dair





                Yalnız Olanlara;

                Aşk bir kelebek gibidir,peşinden koştukça hep
    senden kaçar.. En iyisi bırak  uçsun, inan ki hiç beklemedigin
    bir anda gelip omzuna dokunuverir...Ask mutlu eder, bazen de
    üzer

                ama ask özeldir, askini hak eden birine sunarsan
    eger..




                Sevgilisi Olanlara;

                Aşkın amacı birileri için "mükemmel insan" olmak
    değildir,seni
    mükemmelliğe en çok yaklaştıracak insani
    bulmaktır..




                Çapkınlara;

                Sevmediğin birine asla "seni seviyorum" deme..
    Içinde olmayan duygulardan varmış gibi sözetme.. Kimsenin
    hayatina kalbini kirmak için girme.. Sevgi dolu bakan gözlere
    asla

                yalan söyleme, çünkü birine verebileceğin en büyük
    acı, aşık olmadığın birini kendine asik etmektir...




                Evli Olanlara;

                Seven insan "senin hatan" yerine "özür dilerim"
    diyendir... "neredesin" yerine "ben buradayım"
    diyendir.. "nasil
    yaparsin" yerine "niye yaptığını anlıyorum" diyendir.. ve ask
    "keske"
                yerine daima "iyi ki" diyendir...




                Kalbi Kirik Olanlara;

                Kalp yarası siz kanatmaktan vazgeçinceye kadar
    sürer ve ilaci bu acıya alışmak degil, ondan ders
    çikarabilmektir.




                Aşık Olmaktan Korkanlara;

                Aska düş ama tökezleme, anla ama bekleme, paylas
    ama isteme, yaralan ama asla  acıyı içinde
    büyütme...




                Sevdiğini Fazla Sahiplenenlere;

                Sevdiğinin bir başkasıyla mutlu olduğunu görmekten
    daha aci bir şey varsa, o  da sevdiğinin seninle mutsuz oldugunu
    görmektir..




                Aşkını İtiraf Etmeye Çekinenlere;

                Sevdiğinden ayrılınca ask acı verir, sevdiğin seni
    terk edince daha da çok acı verir ama en acisi, onu ne kadar
    sevdigini bilmesine hiç fırsat vermemektir..




                Dönmeyecek Birini Hala
    Bekleyenlere;

                Hayatin en hüzünlü ani, deli gibi sevdigin insanin
    buna hiç değmediğini gördüğün andır ve en büyük kaybin onun için
    harcadığın yıllardır... Senin askını su gün hak etmeyen, bilki

                10 sene sonra yine hak etmeyecektir... Bırak,
    gitsin...

    _____________________________________________________________